<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HABER &#187; BİLİM VE TEKNOLOJİ</title>
	<atom:link href="http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;cat=14" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber.dk</link>
	<description>Kuzey Avrupa&#039;nın en iyi Türkçe gazetesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Jun 2013 09:41:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>Facebook korsanlarına dikkat!</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=11912</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=11912#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 May 2013 09:39:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞULE SERTDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİŞİM]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[INTERNET]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=11912</guid>
		<description><![CDATA[Güvenlik firması Symantec’in açıklamasına bakılırsa Facebook kullanıcılarının yüzde 10’u face-rape adı verilen “face-tacizine” maruz kalıyor. Bu da demek oluyor ki birileri sizin profilinize sizden habersiz girip kendini kullanıcı olarak tanıtabiliyor.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal medya araçlarından en sık kullanılan Facebook son günlerde  bilgisayar korsanlarının (Hacker) istilasına uğruyor.</strong></p>
<p><a href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2013/05/face.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-11913" alt="face" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2013/05/face-300x179.jpg" width="300" height="179" /></a></p>
<p><strong><div class="shortcode-show-avatar  with-name" style="float: left; margin-right: 10px;"><a href="http://www.haber.dk/?author=27"><img src='http://www.haber.dk/yazarlar/sule.jpg' class='avatar avatar-70 avatar-default' height='70' width='70' style='width: 70px; height: 70px;' alt='avatar' /><br />ŞULE SERTDEMİR</a></div></strong></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Danimarka haberlerinde yeralan uzmanların açıklamasına göre bilgisayar korsanları (Hacker), kullanıcıların profillerine girerek sizin arkadaşlarınıza sizmişsiniz gibi arkadaşlık isteği gönderiyorlar. Ardından bir takım eğlence linkleri yolluyorlar ve eğer siz de bu linkleri tıklarsanız, bilgisayarınıza istenmeyen Software programı yükleme riskini almış oluyorsunuz.</p>
<p>Kendilerini internet arkadaşı gibi gösteren bilgisayar korsanları sizin yetkiniz dışı hesap numaranıza, bilgisayarınıza ve belki de en kötüsü banka hesabınıza ulaşabiliyorlar.</p>
<p>Firmaların Cybercrime Raporuna göre en az her üç sosyal medya kullanıcısından biri bu tür net suçuna maruz.</p>
<p>Araştırmalar Danimarka vatandaşlarının genelde güvenmeye eğilimli olduklarını ve Facebook arkadaşlarını pek de araştırmadıklarını gösteriyor. Bu da yaratıcı korsanların bu durumdan fazlasıyla istifade etmesine yol açıyor.</p>
<p>Güvenlik firması Symantec’in açıklamasına bakılırsa Facebook kullanıcılarının yüzde 10’u face-rape adı verilen “face-tacizine” maruz kalıyor. Bu da demek oluyor ki birileri sizin profilinize sizden habersiz girip kendini kullanıcı olarak tanıtabiliyor.</p>
<p>Nedense Facebook ortamında, insanlar güvenlik tedbirlerini başka yerlerdeki kadar önemsemiyorlar. Asıl sorun kimsenin arkadaşından bir kötülük gelebileceği  hesabını yapmaması, çok da insani bir duygu. Ancak hiç bir zaman unutulmamalı ki bilgisayarın diğer ucundaki kişi bir başkasıda olabilir. Bu nedenle arkadaşlarınızdan gelen eğlence ya da hediye vadeden linklere girmeden önce aslında tehlikenin ne denli büyük olabileceği riskini göz ardı etmemeliyiz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D11912&amp;title=Facebook+korsanlar%C4%B1na+dikkat%21" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', 'Facebook+korsanlar%C4%B1na+dikkat%21', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D11912'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=11912</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu kaçıncı kıyamet?</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=10963</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=10963#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2012 20:10:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=10963</guid>
		<description><![CDATA[Maya takvimine göre yeryüzünün 21 Aralık’ta yok olacağını öne süren ve tüm dünyayı diken üstünde tutan iddialar, tarihteki ne ilk ne de son kıyamet senaryosu. Tarihi belgeler, kıyamet senaryolarının neredeyse insanlık tarihi kadar eski olduğunu, insanoğlunun Dünya’nın yok olmasından her zaman büyük bir dehşet duyduğunu gösteriyor. ]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Maya takvimine göre yeryüzünün 21 Aralık’ta yok olacağını öne süren ve tüm dünyayı diken üstünde tutan iddialar, tarihteki ne ilk ne de son kıyamet senaryosu. Tarihi belgeler, kıyamet senaryolarının neredeyse insanlık tarihi kadar eski olduğunu, insanoğlunun Dünya’nın yok olmasından her zaman büyük bir dehşet duyduğunu gösteriyor. </strong></p>
<p><a href="http://www.haberturk.dk/?attachment_id=1161" rel="attachment wp-att-1161"><img class="aligncenter" alt="21 aralik" src="http://www.haberturk.dk/wp-content/uploads/2012/12/21-aralik.jpeg" width="468" height="242" /></a></p>
<p>Bilinen ilk kıyamet senaryosu, M.Ö. 2800 yılına ait bir Asur tabletinde yer alıyor. Kil tablet, gerçekleşmemiş kıyamet senaryosunu şöyle anlatıyor: “Dünyamız, son günlerde yozlaştı. Dünyanın hızla sonuna yaklaştığını gösteren işaretler var. Rüşvet ve yolsuzluk, aldı yürüdü. Çocuklar, artık ana babalarına itaat etmiyor. Tüm bunlar, Dünya’nın sonunun geldiğini gösteriyor.”</p>
<p>Ancak tablette yazanların aksine sonu gelen Dünya değil, Asur İmparatorluğu oldu. Yakın Doğu’da büyük bir imparatorluk kuran Asurlular, M.S. 612′de Babil ordusu tarafından tarihin karanlık sayfalarına gömüldü.</p>
<p><strong>M.S. 1000</strong><b> </b><br />
Dünya tarihinin en büyük çaplı kıyamet histerilerinden biri M.S. 1000 yılında yaşandı. Papa II. Sylvester, İsa Peygamber’in doğumunun 1000. yıl dönümünde dünyanın yok olacağını söyledi. Cennete gitmek isteyen Hristiyanlar, mallarını yoksullara dağıttı, günahlarının bağışlanması için kiliselere koştu. 1 Ocak 1000′de beklenen kıyamet kopmayınca Hristiyanlar, bu kez de İsa’nın öldüğü günün yıl dönümünü beklemeye başladı. Ama beklenen olmadı, kıyamet 1033′te de kopmadı.</p>
<p>Kıyameti kendi çıkarları için kullananlar da oldu. Papa III. Innocent, 1213′te Kudüs ve kutsal topraklara 5. Haçlı seferlerini düzenleyebilmek için kıyamet korkusundan yararlandı. Kıyametin İslam’ın yükselişinden 666 yıl sonrasına denk düşen 1284 yılında kopacağı kehanetinde bulunan Papa’ya inanan Hristiyanlar, kutsal toprakları alıp dünyayı kurtarmaya çalışırken kendi canlarından oldu. 1284′te kıyamet kopmadı, ama 7 yıl sonra son Haçlı krallığı düştü ve Memluk Sultanı Halil Akka kentini aldı. Dünya ise dönmeye devam etti.</p>
<p>Kıyamet fikri sanatçıları da etkiledi. Sanatın altın çağı olarak bilinen Rönesans, kıyamet kehanetlerinin yeniden tırmanışa geçmesine de sahne oldu. Bu kehanetler, Bizans İmparatorluğu’nun kalbi İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesi gibi bazı “felaketlerin” takvimleri değiştirdiği fikrine dayanıyordu.</p>
<p>Dominikli keşiş Girolamo Savonarola’nın “Tanrı’nın kılıcının, kısa bir süre sonra savaş, veba ve açlık olarak Dünya’nın üstüne geleceği” kehanetinden etkilenen Rönesans’ın önde gelen ustalarından Sandro Botticelli, “Mistik Doğum” adlı tablosunda kayaların altına saklanıp bekleyen küçük iblisler resmetmiş ve resmin altına da kıyametin yakın olduğuna dair not düşmüştü.</p>
<p><strong><a href="http://www.haberturk.dk/?attachment_id=1162" rel="attachment wp-att-1162"><img alt="tekneler" src="http://www.haberturk.dk/wp-content/uploads/2012/12/tekneler.jpeg" width="300" height="215" /></a></strong></p>
<p><strong>Almanya’da inşa edilen tekneler</strong><b> </b></p>
<p>Bilim adamları da kıyamet fikrinden etkilendi. Alman matematikçi ve astronom Johannes Stöffler, 1499 yılında gezegenlerin hizalanmasını temel alarak yaptığı kehanette 20 Şubat 1524′te meydana gelecek tufanın dünyayı yok edeceğini söylüyordu. Stöffler’in kıyamet kehaneti, basılan 100 kitapçıkla tüm Avrupa’ya yayıldı. Yüzlerce tekne inşa edildi, Alman asilzadesi Kont von Iggleheim, Rhein Nehri’nde üç katlı bir gemi yaptırdı. Gel gör ki kıyamet, 20 Şubat’ta da kopmadı.</p>
<p>Aksine 1524 yılı, oldukça kurak geçti. Iggleheim’ın gemisinde yer kapmaya çalışanlar arasında arbede çıktı, yüzlerce kişi öldü. Kalanlar, kıyametin kopmadığını görünce kontu taşlayarak öldürdü.<br />
Stöffler, son bir çaba olarak 1528′i yeni kıyamet tarihi olarak belirledi. O gün de bir şey olmayınca, kendini evine kapattı.</p>
<p><strong><a href="http://www.haberturk.dk/?attachment_id=1164" rel="attachment wp-att-1164"><img class="alignright" alt="pramit" src="http://www.haberturk.dk/wp-content/uploads/2012/12/pramit.jpeg" width="300" height="171" /></a>Giza Piramidi’nde saklı kıyamet tarihi</strong><b> </b></p>
<p>Hem 1641′te İngiliz kahin “Shipton Ana”nın kehanetlerinden, hem de Mısır’daki Giza Piramidi’nin gizemlerinden etkilenen astronom Charles Piazzi Smyth, farklı bir kıyamet tarihi ortaya attı. Piramidin sadece Mısırlılar tarafından değil, aynı zamanda Nuh Peygamber tarafından inşa edildiğini ileri süren ve piramidin dört bir yanında dünyanın sonunu gösteren izler bulduğunu belirten Smyth’e binlerce insan inandı.</p>
<p>5 Ocak 1881′de New York Times, hem Smyth hem de ona inananlarla dalga geçen bir makale yayımladı: “Piramidin ortasındaki galeride tam 1881 çentik var. Bu da son senemize girdiğimizi gösteriyor.”</p>
<p><strong><a href="http://www.haberturk.dk/?attachment_id=1165" rel="attachment wp-att-1165"><img alt="2012" src="http://www.haberturk.dk/wp-content/uploads/2012/12/2012.jpeg" width="300" height="169" /></a></strong></p>
<p><strong>Halley, dünyaya çarpacak</strong></p>
<p>Tufanlar ve piramitler dünyanın sonunu getirmeyince insanoğlu, umudunu uzaya bağladı.<br />
1910′da Dünya’nın yakınından geçen Halley kuyrukluyıldızı, kıyameti bekleyenlerin ekmeğine yağ sürdü. İngiliz yazarlar, Halley’in Almanya’nın işgalinin habercisi olduğunu ileri sürerken Fransızlar, kuyrukluyıldızın dehşetli bir sele neden olacağını yazdı. ABD’nin Chicago’da kentinde bulunan Yerkez Rasathanesi’nin Şubat 1910′da Halley’in kuyruğunda siyanür olarak bilinen zehirli bir gaz bulunduğunu açıklaması, tuz biber oldu. Sonunda Mayıs ayında Halley, Dünya’nın yakından geçip gitti ve New York Times, “Hala buradayız” diye başlık attı.</p>
<p><strong><a href="http://www.haberturk.dk/?attachment_id=1166" rel="attachment wp-att-1166"><img class="alignright" alt="jupiter" src="http://www.haberturk.dk/wp-content/uploads/2012/12/jupiter.jpeg" width="300" height="224" /></a>Jüpiter Etkisi</strong></p>
<p>1974′te John Gribbin ile Stephen Plagemann, “Jüpiter Etkisi” adlı çok satan kitaplarında gezegenlerin Mart 1982′de Güneş’in aynı tarafında hizalanacağını, bu gök olayının kozmik olaylara neden olacağını ileri sürdü. Böylece yeni bir kıyamet tarihi belirlendi. Gezegenlerin toplam çekim gücünün, Yeryüzü’nün dönüşünü değiştireceği ve yıkıcı depremler olacağı ileri sürülen kitabın, Cambridge mezunu astrofizikçiler tarafından yazılmış olması, güvenirliğini artırıyordu.</p>
<p>Korkulan tarih yaklaşırken, binlerce insan dehşete kapılarak olası çıkış yollarının peşine düştü.<br />
Kıyamet, 1982′de de kopmadı. Gribbin ve Plagemann, 1983′te “Jüpiter’in Yeniden Gözden Geçirilmiş Etkisi” adlı kitaplarını yayımladılar ve yeniden çok satanlar listesine girdiler.<br />
1999, ünlü kahin Nostradamus’un kitabında dünyanın sonu olarak betimleniyordu. Nostradamus, 1999′un yedinci ayında gökten Dehşet Kralının geleceğini ve dünyanın sonuna neden olacağını yazmıştı.</p>
<p><strong><a href="http://www.haberturk.dk/?attachment_id=1167" rel="attachment wp-att-1167"><img alt="elektronik" src="http://www.haberturk.dk/wp-content/uploads/2012/12/elektronik.jpeg" width="300" height="168" /></a></strong></p>
<p><strong>1 Ocak 2000: Elektronik Kıyamet</strong></p>
<p>1 Ocak 2000′de yeni milenyumun başlangıcı da kıyamet iddialarının kurbanı oldu. Bilgisayarların “00″ ile biten yılı anlayamayacağını ileri süren felaket tellalları, Dünya’da yaşamın duracağı, hatta nükleer savaşın başlayacağı kehanetinde bulundu.</p>
<p>Independent gazetesi, Uluslararası Para Fonu’nun gelişmekte olan ülkelerde ekonomik kaos yaşanacağını öngördüğünü yazdı. İnsanlar, 1 Ocak yaklaşırken alışveriş merkezlerine akın ederek yiyecek, su ve diğer malzemeleri depoladı. 1 Ocak 2000′de Dünya, tüm kehanetlerin tersine yeni bir yüzyıla girdi.</p>
<p><strong><a href="http://www.haberturk.dk/?attachment_id=1168" rel="attachment wp-att-1168"><img class="alignright" alt="cern" src="http://www.haberturk.dk/wp-content/uploads/2012/12/cern.jpeg" width="300" height="181" /></a>Büyük Hadron Çarpıştırıcısı</strong><b> </b></p>
<p>İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ndeki (CERN) Büyük Hadron Çarpıştırıcısı da kıyamet senaryolarından nasibini aldı.</p>
<p>İsviçre-Fransa sınırında yerin 100 metre altında kurulan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın protonları ışık hızına çok yakın bir hıza ulaştırarak çarpıştıracağını öğrenen bazı kesimler, bu tür çarpışmaların mikro kara delikler oluşturarak dünyanın sonunu getireceğini ileri sürdü. Kuantum fizikçilerinin “asla asla deme” eğilimleri, kıyamet söylentilerinin daha da hız kazanmasına neden oldu. Her şeye karşın Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, 10 Eylül’de 2008′de çalıştırıldı. Kıyamet kopmadı, ancak çarpıştırıcı 9 gün sonra teknik bir arıza nedeniyle kapatıldı. İnsanlar, 20 Kasım 2009 ve 30 Mart 2010′daki deneylerden sonra çarpıştırıcının dünyanın sonunu getirmeyeceğine ikna oldu.</p>
<p><strong><a href="http://www.haberturk.dk/?attachment_id=1169" rel="attachment wp-att-1169"><img alt="maya" src="http://www.haberturk.dk/wp-content/uploads/2012/12/maya.jpeg" width="300" height="263" /></a></strong></p>
<p><strong>Maya takviminin sonu</strong><b> </b></p>
<p>2012′inin sonuna yaklaşırken yeni bir kıyamet senaryosu ortaya atıldı. Mayaların M.Ö. 3114′te başlayan ve “Baktun” olarak adlandırılan 394 yıllık dönemlere ayrılan takvimine göre 13. baktun, 21 Aralık’ta sona eriyor. 13. baktunun sona erişi, bazı kesimler tarafından Dünya’nın da sonu olarak yorumlanıyor.</p>
<p><strong>Gelecek kıyametler</strong></p>
<p>Eğer Dünya, 21 Aralık’ta da yok olmazsa yedekte tutulan tarihler de bulunuyor.<br />
Örneğin Amerikalı astrolog Jeane Dixon, İsa’nın 2020′de geri gelerek kötülüğe karşı savaş açacağını ve bu savaşın 2037′de sona ereceğini, daha sonra da dünyanın yok olacağını ileri sürdü. Dixon, daha önce kıyametin 4 Şubat 1962′de kopacağını iddia etmişti.</p>
<p>Said Nursi, 6 bin sayfadan oluşan “Risale-i Nur” adlı eserinde kıyametin 2129 yılında yaşanacağını ima ediyor.<br />
31 Ocak 1990′da Mısır’da doğan, 1974′te Kur’an-ı Kerim’de 19 Mucizesi olarak bilinen ve İslam dünyasında tartışmalara yola açan “matematiksel sistemi”ni ortaya koyan Mısırlı biyokimyacı Reşad Halife, Dünya’nın sonunun 2280 yılında geleceğini hesapladı.</p>
<p>Yahudilerin kutsal kabul ettiği Talmud kitabına göre ise Mesih, Adem’in yaradılışından 6 bin yıl sonra gelecek ve sonraki bin yıl içinde dünya yok olacak. Talmud’a göre Dünya’nın mahvı, 2240′ta başlayacak ve 3240′ta bitecek.<br />
Bazı bilim adamları göre ise Büyük Patlama’dan 5 milyar yıl sonra Güneş kırmızı bir deve dönüşerek Dünya’yı yok edecek.</p>
<p>2003 yılında “Büyük Son” teorisini ileri süren bilim adamları ise sürekli genişleyen evrenin yaklaşık 22 milyar yıl sonra tamamen yok olacağını ileri sürüyor.</p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10963&amp;title=Bu+ka%C3%A7%C4%B1nc%C4%B1+k%C4%B1yamet%3F" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', 'Bu+ka%C3%A7%C4%B1nc%C4%B1+k%C4%B1yamet%3F', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10963'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=10963</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Danimarka reklamında geleceğin gizli şifreleri mi gizli?</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=10838</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=10838#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Dec 2012 12:20:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİŞİM]]></category>
		<category><![CDATA[DANİMARKA]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[INTERNET]]></category>
		<category><![CDATA[21 Aralik 2012]]></category>
		<category><![CDATA[danske bank]]></category>
		<category><![CDATA[Illuminati]]></category>
		<category><![CDATA[kiyamet]]></category>
		<category><![CDATA[new world order]]></category>
		<category><![CDATA[yeni dünya düzeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=10838</guid>
		<description><![CDATA[Jonturk.com adresinde yayınlanan bir haberde Danimarka’nın en büyük bankalarından Danske Bank’ın tv kanallarında bugünlerde yayınlanmakta olan reklamında gizli şifrelerin bulunduğu iddia ediliyor.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #888888;"><strong>Jonturk.com adresinde yayınlanan bir haberde Danimarka’nın en büyük bankalarından Danske Bank’ın tv kanallarında bugünlerde yayınlanmakta olan reklamında gizli şifrelerin bulunduğu iddia ediliyor.</strong></span></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/12/banka-reklami.gif"><img class="aligncenter size-full wp-image-10839" title="banka-reklami" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/12/banka-reklami.gif" alt="" width="468" height="255" /></a></p>
<p>Sitede yeralan sözkonusu iddiaya göre, dünyayın yönettiğine inanılan İlluminati örgütünün yeni dünyaya bakışının şifrelerinin Danimarka’da bugünlerde yayınlanmakta olan bir reklamın içinde gizli olduğu öne sürülüyor.</p>
<p><strong>Jonturk.com adresinde yeralan işte o haber:</strong></p>
<p>Dünyayı yönettiğine inanılan İlluminati (veya şu anki adı her neyse) örgütünün yeni dünyaya bakışının şifreleri, Danimarka’da bir banka için hazırlanan reklamda mı gizli?</p>
<p>Reklam, Danske Bank için hazırlanmış. Bankanın sahibi de Trilateral ve Bilderberg gibi örgütlerin üst düzey isimlerinden Peter Straaup…</p>
<p>Straaup’un adı geçince ve tabii ki yıllardır süren “İlluminati ile çok yakın ilişkisi var” iddiaları hatırlanınca reklam filmi ister istemez özellikle komplo teorisyenleri tarafından çok yakın takibe alındı.</p>
<p>Nitekim günlerdir “dünyayı yöneten gizli örgütler’le ilgili birçok sitede reklam filmine ilişkin ardı ardına yorumlar yapılmaya başlandı.</p>
<p>Bu yorumlara göre, film, İlluminati örgütünün dünyaya bakışının yeni şifreleriyle dolu. Bu şifreler, insanların İlluminati tarafından nasıl yeniden formatlandığını gösteriyor.</p>
<p>Yorumcular, dünyayı kasıp kavuran demokrasi karşıtlığının, çocukların beyinlerinin TV ve oyunlar aracılığıyla yıkanmasının, insanların çaresizliğinin, “normal olgular” olarak gösterilerek maskelendiğini ve egemen ideolojinin böylece kabul ettirilmeye çalışıldığını ileri sürüyorlar. Bir yorumcuya göre “Sürüye olağan dışı olaylar normal olarak kabul ettiriliyor.”</p>
<p>Ha bu arada reklamın ana sloganının “The New Normal” (Yeni Normal) olduğunu da hatırlatalım.</p>
<p>Filmi eleştirenler, filmde kullanılan polise taş atılması, polisle çatışma simgelerinin özgürlüklerin sınırlandığı, gelir adaletsizliği uçurumunun büyüdüğü ülkelerde görüldüğünü belirterek “Bunların neresi normal oluyor” diye soruyorlar.</p>
<p>Evet sizce normal mi?</p>
<p>NOT: ABD’de ve Avrupa’da bu tarz reklamların önümüzdeki dönemde sık sık yayımlanması bekleniyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a title="İşte o reklam filmi" href="
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=n-pZj_cPBvw">http://www.youtube.com/watch?v=n-pZj_cPBvw</a></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">İşte o reklam filmi: </span></strong></a></p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10838&amp;title=Danimarka+reklam%C4%B1nda+gelece%C4%9Fin+gizli+%C5%9Fifreleri+mi+gizli%3F" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', 'Danimarka+reklam%C4%B1nda+gelece%C4%9Fin+gizli+%C5%9Fifreleri+mi+gizli%3F', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10838'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=10838</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>21 Aralık 2012, Saat 12.11</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=10163</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=10163#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Nov 2012 11:45:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[21 Aralik 2012]]></category>
		<category><![CDATA[crop circles]]></category>
		<category><![CDATA[felaket]]></category>
		<category><![CDATA[kiyamet]]></category>
		<category><![CDATA[maya]]></category>
		<category><![CDATA[maya takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[NASA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=10163</guid>
		<description><![CDATA[”Nasılsa 21 Aralık’ta takvim sona eriyor, kaynanama ne kadar çirkin ve kötü kalpli olduğunu söyleyeyim, patronuma küfür edeyim, bankadan kredi alayım nasılsa ödemeyeceğim, şefimi döveyim” diye planlar yapmadan önce bu yazıyı bir okuyun. Kararınızı sonra verin.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>21 Aralık 2012, Saat 13.11’de (TSi) nerede olacaksınız?</strong></p>
<p><strong>SADİ TEKELiOĞLU</strong> sadi.tekelioglu@haber.dk</p>
<p>Pozitif bilim bizlere bir yılda 365 gün olduğunu öğretti, ama başka bir inanışa göre bu kural bu yıl bozulacak, 2012’de 356 gün olacak. Mayalara göre 21 Aralık 2012 günü son gün, haydi saatini de verelim 12.11 (CET)</p>
<p>Bu tarihten sonra ne olacağını kimse bilmiyor, ama merak eden insan sayısı da hızla artıyor.</p>
<p>”Nasılsa 21 Aralık’ta takvim sona eriyor, kaynanama ne kadar çirkin ve kötü kalpli olduğunu söyleyeyim, patronuma küfür edeyim, bankadan kredi alayım nasılsa ödemeyeceğim, şefimi döveyim” diye planlar yapmadan önce bu yazıyı bir okuyun. Kararınızı sonra verin.</p>
<p>Orta Amerika antik medeniyetlerinden Mayaların hazırladığı ve kullandığı söylenen takvimin son gününün 21 Aralık 2012 gününe işaret ediyor olması dünyada eşi benzeri görülmemiş bir hareketlenmeye yol açmak üzere. Sümerlerden 4 bin yıl sonra ortaya çıkan ve Meksika’nın güneyinde, Guatemala ve Honduras’ta yaklaşık 600 yıl hüküm sürdükten sonra M.S. 900 yıllarında çöken bu uygarlık kozmik gözlemler, gezegen hareketleri, astronomi ve matematikte hala açıklanması zor olan seviyelere ulaşmıştı.</p>
<p>Sümerlerin aksine özellikle tekerlek ve at bulunmayan kültürlerinde zirai olarak uğraştıkları tek bitkinin mısır olması, Maya halkının nasıl ve niçin  aniden ortadan kayboldukları ve uygarlık düzeylerini daha da esrarlı hale getiriyor.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/09/enki.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10164" title="enki" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/09/enki.jpg" alt="" width="468" height="234" /></a><strong>5. güneşin sonu</strong></p>
<p>Mayaların hazırladıkları ve “Uzun sayım” (Long Count) adını verdikleri takvimin bitiş gününün 21 Aralık 2012 olması iyimser beklentilerin yanı sıra bir çok felaket senaryosunu da beraberinde getiriyor.</p>
<p>Mayalara göre dünyamızda yaşam 5 bin ikiyüz yıllık dönemlerin beş kez yinelenmesi ile oluşan 26 bin yıllık periyodlardan oluşuyor. 26 bin yıl ise güneşin Ülker takım yıldızında (Pleiades) bulunan ana yıldız Alcyone’in yörüngesinde gerçekleştirdiği bir dönüşün süresi. Bu 26 bin yıldan sonraki dönemi ise yeni bir başlangıç olarak adlandırıyor Mayalar.</p>
<p>İçinde bulunduğumuz günlerde ise bu 5 bin ikiyüz yıllık dönemlerden beşincisinin sonuna yaklaşıyoruz. Mayalar, “13. Baktun”  adını da verdikleri bu son 5 bin ikiyüz yıllık dönemin son günü olarak ise 21 Aralık 2012 gününü işaret ediyorlar.</p>
<p><strong>Pozitif bilim ne diyor?</strong></p>
<p>Maya uygarlığı uzmanları ve diğer bilim adamları, Mayaların 21 Aralık 2012 günü felaket bekledikleri konusunda hiç bir yazılı kayıt bulunmadığını belirtirlerken, Amerikan Ulusal Uzay Ajansı NASA da web sitesinde halktan gelen sorulara verdiği cevaplarda hiç bir kozmik felaketin beklenmediği cevabını veriyor. 21 Aralık’ın diğer tarihlerden farklı olmadığı cevabını veren NASA uzmanları bugüne kadar korkuya kapılacak herhangi bir seyin gerçekleşmediğini ve 22 Aralık günü hayatın normal seyrine devam edeceğini söylüyorlar.</p>
<p><strong>Galaktik dizilim</strong></p>
<p>2012’de felaketlerin meydana geleceğine inananların dayanak noktası ise astronomlar tarafından da doğrulanan galaktik dizilim ya da hizalanma. 21 Aralık 2012 günü dünyamızın da içinde bulunduğu Samanyolu galaksisinin merkezi ile güneş ve dünyanın aynı hizaya gelecek olması, bir tür galaktik tutulmaya neden olacak, galaksinin merkezinden gelecek olan enerjiyi güneş engelleyecek ve dünyada doğal felaketler meydana gelecek. Ancak bu kozmik olayın yakın tarihimizde iki defa gerçekleştiği ve korkulan felaketlerin meydana gelmediği de söyleniyor. Karamsarlar ise inatçılıklarından vazgeçmiyorlar. Onlara göre kutuplar yer değiştirecek, manyetik alan kayması yaşanacak, gezegenimiz çok kısa bir süre içinde 60 derece kayacak eksen değişecek. Kutuplar ekvatora gelecek. 3. dünya savaşı çıkacak, ekonomide tamir edilmesi imkansız küresel bir çöküş yaşanacak. Bunun sonucunda ortaya çıkan sosyal olaylarda savaşlar, yağmalar yaşanacak, dünya nüfusunun yüzde 85’i ortadan kalkacak.</p>
<p>Astronomlar, arkeologlar, tarihçiler, astrologlar, din adamları ve hatta siyasetçiler 2012 konusunda kendi aralarında ikiye ayrılmış durumdalar. Son yıllarda internet kullanımın yaygınlaşması ile çığ gibi büyüyen 2012 tartışması özellikle internet bloglarında bazen küfürleşmelere ve tehditlere kadar varan boyutta devam ediyor.</p>
<p><strong>Altın çağ, lir ve içki damacanası</strong></p>
<p>21 Aralık 2012 günü felaket bekleyenlerin karşısında ise yine bu tarihte çok önemli bir şeyin olacağını bekleyen, ama daha iyimser yaklaşımda bulunan kişiler bulunuyor. Bunlara göre ise 21 Aralık 2012 günü bir dönüm noktası olacak, dünya o günden itibaren foton kuşağı içine girecek ve bu nedenle insan DNA’sı açılacak, genişleyecek. Bu günden itibaren başlayan dönem insana yeni beceriler kazanmasını sağlayacak, telepatik yetilerimiz ortaya çıkacak, hastalıklardan kurtulacağız (tıp öğrencileri dikkat!), yeni bir altın çağ başlayacak. Dünya; batı müzelerinde gördüğünüz dev tablolarda betimlenen resimlerdeki gibi, hepsi çok güzel olan, sağılıklı, yarı çıplak melek benzeri kadın ve erkeklerin, ellerinde lir ve içki damacanaları ile güzel ağaçlar altında şarkılar söyledikleri bir yere dönüşecek. Dünyada altın çağı yaşamaya başlanacağız. Ne güzel değil mi?</p>
<p>Şarkılara ve efsanelere konu olan Kova burcu dönemi başlayacak.</p>
<p><strong>Komplo teorilerine devam</strong></p>
<p>ABD eski başkanı George Bush’un ailesi Paraguay’da 100 bin dönüm arazisi olan bir çiftlik aldı. Rusya içinde 60 bin kişinin barınabileceği bir yer altı şehri inşa ediyor. Norveçliler olası bir doğal felaketten sonra dünyada yaşamın yeniden başlamasını sağlayabilmek için Nuh’un ambarı benzeri bir tahıl ambarı inşa ettiler. Bu cümlelerle anlattığımız olayların hepsinin bir tek nedeni var. O da 21 Aralık 2012 günü kıyamet kopacağı söylentileri. Zengin ve büyük ülkelerin yöneticilerinin aslında 21 Aralık 2012 günü ne olacağını bildikleri, çok yakın çevrelerinde bulunan seçilmiş insanları da içine alan tedbirler aldıkları öne sürülürken ortaya atılan bir başka iddia ise çok ilginç.</p>
<p><strong>NASA senarist grevinde arabulucu</strong></p>
<p>ABD’de sinema ve dizi film senaristlerinin 2008 yılında gerçekleştirdikleri grevi NASA’nın arabuluculuğu ile sona erdirdikleri de iddia edildi. NASA’nın hiç ilgisinin bulunmadığı bir sektörde yaşanan krize taraf olmasının nedeni ise 2012 yılında yaşanacak felaket öncesi dünya halkını felaketlere hazırlayan film, dizi üretimin sekteye uğramasını engellemek. NASA’nın gerçeği bildiği, ancak paniğe ve kargaşaya yol açmamak için bu gerçeği halktan sakladığı da iddia ediliyor.</p>
<p>2012 konusu da tahmin edileceği gibi kendi sektörünü yarattı. Üzerinde Maya takviminin basılı olduğu tişörtler, anahtarlıklar, tükenmez kalem satışları artarken, Meksika’ya bu yıl içinde 52 milyon turistin gelmesi bekleniyor. Bir çok internet ortamında bir araya gelen meraklılar 21 Aralık 2012 gününü nerede, nasıl karşılayacaklarını kararlaştırıyorlar, deprem ve sel baskını olasılığı bulunmayan yerlere taşınmaya başlayanlar da var.</p>
<p><strong>Ekin çemberleri</strong></p>
<p>Komplo teorisyenlerinin ikna olmakta zorlanmalarına neden olan bir başka olgu ise Güneybatı İngiltere’de zaman zaman ortaya çıkan ekin halkaları (Crop circles) konusunda yapılan açıklamalar. Stonehenge yakınlarındaki bölgede geceleri ekin tarlalarında ekinlerin bükülmesi sonucu oluşan tuhaf görünümlü desenlerin hemen hemen hepsinin altı parçaya bölünmüş olması bu tuhaf şekillerin kozmik bir şekilde uzaydan gönderilen mesajlar olduğunu düşündürüyor komplo teorisyenlerine. Burada meydana gelen 6 parçalık desenlerin Maya takvimine göre sona erecek 5. dönemin ardından başlayacak 6. dönemi işaret ettiğine inanılıyor. Ortaya çıkan bu tuhaf şekiller konusunda yapılan açıklamaların genellikle <em>“Bunlar meyhaneden eve dönen sarhoşların işi’’ </em>şeklinde olması ise felaket tellallarını ikna etmeye yetmiyor.</p>
<p>Ayrıca Güney Amerika’daki And sıradağlarında erimeye başlayan buzulların altında ortaya çıkan bitki fosillerine yapılan karbon 14 tarihleme testinin sonuçlarının da, taptaze bitkilerin bundan 5 bin ikiyüz yıl önce aniden donduklarını göstermesi korkutucu.</p>
<p><strong>Nibiru, Marduk</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden arkeolog Prof. Zecharia Stichin’in kitaplarıyla gündeme gelen ve Sümerler tarafından Nibiru, Asurlular tarafından ise Marduk olarak adlandırılan ve her 3 bin 600 yılda bir dünyamıza çok yakından geçen 12. gezegenin de 2012’de geleceği söylentisi de bu konuyla ilgilenen çok sayıda insanın inandığı bir başka nokta.</p>
<p>İddialara göre, üzerinde dünyamıza uygarlığı getiren uzaylıların yaşadıkları öne sürülen Marduk gezegeni 2012’de gezegenimize yaklaşacak, Mars ve Jüpiter arasında bir süre kaldıktan sonra iki yıl içinde uzaklaşacak. Bu radyoaktif ve dünyanın 3 buçuk katı büyüklükte olan gezegen dev çekim gücü ile dünyamızı etkileyecek, bu süre içinde ise dünyada doğal felaketler ve savaşlar meydana gelecek.</p>
<p><strong> </strong><strong>Kutsal kitaplar didik didik</strong></p>
<p>Mayaların 21 Aralık 2012 günü “Ve o gökten inecek” şeklinde dile getirdikleri bir Mesih beklentisi ise bu konuda kafa yoran Hıristiyanları heyecanlandırıyor. Mayalara göre onlara evreni anlamalarında yardımcı olan bir çok bilgiyi veren ve sonra dünyadan ayrılan Quetzalcoatl (Tüylü yılan) geri gelecek. Bazı web bloglarında “Tüylü yılan” olarak adlandırılan bu Orta Amerika tanrısının Kur’an’da da adı geçen Zülkarneyn olabileceği iddia ediliyor.</p>
<p>Kimleri Deccal’ın ortaya çıkacağını öne sürerken, Bütün kutsal kitaplarda bahsedilen Yecüc ve Mecüc ile Dabbe’tül Arzın da 21 Aralık 2012 günü ortaya çıkacağına inanılıyor. Ünlü kahin Nostradamus’un yazdıklarını da didik didik ederek orada bir işaret bulmaya çalışıyor meraklılar.</p>
<p>2012’de felaket beklemeyenlerin tesellilerinden bir diğeri ise Kur’an. Kuran’da A’raf suresinin “<strong>Saatin (kıyametin) ne zaman demir atacağını (gerçekleşeceğini) sorarlar. De ki: &#8220;Onun ilmi yalnızca Rabbimin Katındadır. Onun süresini O&#8217;ndan başkası açıklayamaz. O, göklerde ve yerde ağırlaştı. O, size apansız bir gelişten başkası değildir.&#8221; Sanki sen, ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: &#8220;Onun ilmi yalnızca Allah&#8217;ın Katındadır. Ancak insanların çoğu bilmezler.&#8221; </strong>ayetlerini kaynak gösterenler Mayalara da kıyamet tarihi ve saatinin verilmemiş olacağını söylüyorlar, ancak yine de Kur’an da helak edilen kavimlerden bahsedilirken bazı surelerde ve ayetlerde yok edilen kavim sayısının 4 çıkmasını da 5. dönemin sonu diye yorumlayanlar var. Ayrıca 21 Aralık 2012 tarihinin Cuma gününe rastlaması ve Kur’an’da da kıyametin Cuma günü kopacağının belirtilmiş olması nedeniyle korkuya kapılan ve korkuyu yeşertip büyütenler de yok değil.</p>
<p>Şimdi bu satırlara kadar ulaştıysanız neye karar verdiğinizi bilmiyorum, ama ben kararımı verdim. Döveceğim patronum, küfür edeceğim şefim yok. Kaynanam da yıllar önce aramızdan ayrıldı. Doğduğum topraklara dönüp 20 Aralık günü  Antalya usulü piyaz ve şiş kebap yiyeceğim.</p>
<div id='stb-box-2278' class='stb-warning_box' ></p>
<p><strong>ABD’de bulunan Ulusal Havacılık ve Uzay dairesi (NASA) web sayfasında 2012 konusunda halktan gelen sorulara  cevaplar veriyor. İşte endişeli kişilerden gelen sorular ve NASA’nın verdiği cevaplar:</strong></p>
<p><strong>Soru:</strong> <em>2012’de dünyamızı bekleyen bir tehdit var mı? Bir çok internet sitesinde2012’de dünyanın sonunun geleceği belirtiliyor</em></p>
<p><strong>Cevap</strong>: 2012 boyunca hiçbir kötü bir şey olmayacak. Dünyamız 4 Milyar yıldır gayet güzel bir şekilde hayatını sürdürmektedir. Sözüne güvenilen bilimadamları 2012 ile ilgili herhangi bir tehdidin söz konusu olmadığını belirtmekteler</p>
<p><strong>Soru:</strong> <em>2012’de dünyanın sonunun geleceği söylentilerinin kaynağı nedir?</em></p>
<p><strong>Cevap</strong>: BU söylenti Sümerler tarafından keşfedildiği ve Dünyamıza doğru yol aldığı iddia edilen NİBİRU gezegeninin varlığı iddiaları ile başlamıştır. Başlangıç olarak bu felaketin tarihi olarak 2003 yılının Mayıs ayı öngörülmüş, ancak o zamanlarda herhangi bir şey olmayınca bu tarih Aralık 2012’ye kaydırılmıştır. Bu iki kıyamet söylentisi daha sonra Maya takvimindeki dönemlerden birinin sonu olan 21 Aralık 2012 tarihi ile ilişkilendirilmiştir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> <em>Maya takvimi 2012’de mi sona eriyor?</em></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Mutfağınızda duvara asılı takvim nasıl 31 Aralık olarak son günü gösteriyor ve 1 Ocak’ta devam ediyorsa, Maya takvimi de 21 Aralık’ta sona erip ertesi gün devam edecektir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> <em>Galaktik dizilim yeryüzünü etkileyecek olayları tetikleyebilir mi?</em></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Önümüzdeki birkaç 10 yılda herhangi bir galaktik dizilim meydana gelmeyecektir. Dünyamız 2012’de galaksi merkezini keserek geçmeyecektir. Geçse bile bunun etkileri abartıldığı kadar fazla olmayacaktır. Her Aralık ayında güneş ve dünyamız galaksinin merkezi ile aynı hizaya gelirler, bu hizalanma herhangi bir sonuçları olan bir olay değildir.</p>
<p><strong>Soru</strong>: <em>Kutup kayması teorisi nedir? Dünyanın ekseninin birkaç gün içinde 180 derece hareket ederek kutupların yer değiştireceği doğru mudur?</em></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Dünyada kutupların yer değiştirmesi imkansızdır. Bazı kıtaların çok hafif hareketlerle yer değiştirdikleri doğrudur (Antarktika milyonlarca yıl öncesinde ekvatora yakın bir yerde bulunuyordu) Ancak kutupların yer değiştireceği dünyanın ekseninin değişeceği insanları kandırmaya yönelik iddialardan başka bir şey değildir.</p>
<p><strong>Soru:</strong> <em>NASA bilim adamları ortalıkta dolaşan Kıyamet teorileri hakkında ne düşünmektedirler?</em></p>
<p><strong>Cevap:</strong> 2012’de meydana geleceği söylenen kıyametin delilleri nerededir, bilim nerededir? Ne bilim ne de delil ortalıkta yoktur. Her ne kadar kitaplar, televizyon belgeselleri, filmler, web siteleri bu kurgusal felaketlere yer verseler de bunların hiç birinin 2012’de meydana gelecek sıradışı olaylarla ispatlayacak bilimsel bir temeli yoktur.</p>
<p><strong>Soru:</strong> <em>2012’de dev güneş fırtınalarının meydana geleceği tehlikesi var mıdır?</em></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Güneşin faaliyetlerinin düzenli bir devri vardır.Güneş faaliyetleri her 11 yılda bir zirveye ulaşır. Bu faaliyetlerin meydana geldiği zamanlarda bazı uydu iletişim araçlarında arıza ya da iletişimde kopukluklar gözlemlenebilir, ancak bilim adamları bu fırtınalara karşı koyabilecek türde uydu ve diğer cihaz üretimi için kafa yormaktadırlar. 2012 yılında özellikle meydana gelebilecek herhangi bir risk yoktur.2012-2014 yılları arasında bir sonraki Güneş fırtınaları zirve yapacak,ancak bu da güneşte bundan önce meydana gelen fırtınalarda yaşanandan faklı olmayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10163&amp;title=21+Aral%C4%B1k+2012%2C+Saat+12.11" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', '21+Aral%C4%B1k+2012%2C+Saat+12.11', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10163'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=10163</wfw:commentRss>
		<slash:comments>81</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Danimarka&#8217;da estetik cerrahi semineri</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=10495</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=10495#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Oct 2012 12:57:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[DANİMARKA]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=10495</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda gittikçe önem kazanan estetik ameliyatları için Avrupalı Türkler bu ameliyatların ucuz olduğu Türkiye’yi tercih etmeye başladılar.
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Estetiğin Picassosu Op. Dr Fatih Dağdelen  </strong></p>
<p>Türkiye’nin önde gelen Estetik cerrahı ve Danimarka’daki Türklerin  bir çoğunun da yakından tanıdığı ve güvenilirliği aynı zamanda hizmet kalitesi ile en çok tercih ettiği İstanbul’daki Dora Hospital‘ın ünlü plastik cerrahı Op.Dr. Fatih Dağdelen 17-18 Kasım tarihlerinde Kopenhag ve Aarhus’ta vatandaşlarımızla bir araya gelerek estetik ve plastik cerahi alanında estetik ile değişim konusunda vatandaşlarımıza yönelik seminer ve bilgilendirme etkinliği düzenleyecek.</p>
<p>Son yıllarda gittikçe önem kazanan estetik ameliyatları için Avrupalı Türkler bu ameliyatların ucuz olduğu Türkiye’yi tercih etmeye başladılar.</p>
<p>Hem Dora Hospital personeli ile iletişimin Türkçe &#8211; Almanca &#8211; İngilizce -Arapça-Fransızca -İtalyanca-İsveççe-Arnavutça-Kürtçe –Soraniceve-Danca olmasının sağladığı kolaylık ve güven hem de fiyatların Avrupa ülkelerine göre çok daha cazip olması Avrupalı Türkleri bu tercihe yönlendiriyor.</p>
<p><strong>UÇAK BİLETİ BİZDEN</strong></p>
<p>İlklerin öncüsü Türkiye’deki Ünlü Hastane Dora Hospital  Avrupalı Türklere yönelik uçak biletiniz bizden kampanyasını da başlattı;</p>
<p>Bu kampanya doğrultusunda estetik hakkında sizlerin en çok merak ettiği soruları cevaplıyoruz…</p>
<p><strong>Burun Estetiğinin Şekli Ne zaman Belli Olur?</strong></p>
<p>Ameliyattan 6 gün sonra alçı çıkarıldığında burun biçimi kabaca belli olur ancak henüz şiş ve hafif ödemli durumdadır. Bir ayda % 09 biçimi belli olur. Tam biçimini alması, 1-3 ay daha incelmesi ile 6 – 12 ay sürebilir.</p>
<p>Yüzün en karakteristik yapısı olan burun sadece estetik bir organ değil aynı zamanda nefes alma organımızdır. Estetik cerrahi uygularken Op.Dr. Fatih Dağdelen, burnun kusursuz görünümü kadar fonksiyonel yapısının bozulmamasına ve nefes alma problemlerinin düzeltilmesine de önem verilmektedir.</p>
<p>Bunun için burnun operasyon sonrası nasıl bir görünüm alacağını hastalarımıza sanal olarak bilgisayar ortamında gösterip karşılıklı fikir alış verişi yaparken aynı zamanda burun iç yapılarını, fizyolojisini , anatomik yapılardaki bozuklukları da inceleyerek nefes  yollarını rahatlatmayı planlamış oluyoruz.</p>
<p>Her iki teknikte amaç hastanın yüzüne uyumlu hastaya özel tasarımlı bir burun ve sonucun hastanın memnun olacağı şekilde planlanmalıdır.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/10/estetik1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10497" title="estetik1" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/10/estetik1.jpg" alt="" width="468" height="265" /></a><strong>Tamponsuz Burun Estetiği Yapılıyor mu?</strong></p>
<p>Hastalarımız bize en çok ağrı ve operasyon sonrası bez tamponların çıkarılması esnasında oluşabilecek acı hakkında sorular yöneltirlerdi.</p>
<p>Ama şunu belirtmekte yarar var, artık hastalarımız operasyon sonrası burunda hemen hemen hiç ağrı hissedilmediğini ve şişliğe rağmen normal hayatlarına hemen dönebildiklerini artık biliyorlar.</p>
<p>Tamponlar yerini, kendinden hava kanalları olan ve çıkarılırken hastalarımızın hiç hissetmedikleri silikon tabakalara bıraktılar.</p>
<p>Uygulanan cerrahi müdahaleye bağlı olarak da artık burun dışındaki atellerimizi daha erken zamanlarda (5-6 gün gibi) çıkarabiliyoruz.</p>
<p>Tüm bu gelişmeler tabii ki hasta konforunu çok etkiliyor ve rinoplastiye talebi arttırırken korkularını azaltıyor.</p>
<p><strong>Göğüs estetiği ameliyatlarının muayene aşamaları nelerdir?</strong></p>
<p>Öncelikle bir meme muayenesi yapılır. Sonrası bir takım ölçümler alınır. Ameliyat öncesi meme büyüklüğüne göre hangi tekniği uygulanacağı hasta ile konuşulur.</p>
<p>Eğer hasta meme ameliyatı olacaksa gerekli hastalardan mutlaka operasyon öncesi meme ultrasyonu veya 40 yaşın üzerindeyse mamografi istenir.</p>
<p>Memede her hangi bir patolojik durum olmadığında mamografi sonucunda hastanın ameliyatı gerçekleştirilir.</p>
<p><strong>Göğüs estetiği ne kadar sürer?</strong></p>
<p>Memenin büyüklüğüne ve yapılacak tekniğe göre değişiklik gösterir. Ortalama olarak meme büyültmede  yarım saat  saat meme küçültme ve dikleştirmede ise 1-1.5 saat arasında sürmektedir.</p>
<p><strong>Göğüs dikleştirme nedir?</strong></p>
<p>Göğüs dikleştirme ameliyatı yapmaktaki amaç meme sarkmıştır, meme başı aşağıdadır, derisi bollaşmıştır, hacmi çok fazla değildir , ama toparlanmaya ihtiyacı vardır. Sadece fazla olan deri çıkarılarak meme dikleştirme ameliyatı yapılabilir.</p>
<p><strong>Karın germe ameliyatı kimlere yapılabilir?</strong></p>
<p>En uygun adayları, diyet ve egzersizle giderilemeyen karında yağ fazlalığı ile birlikte deri fazlalılığı da olan kadın ve erkeklerdir.</p>
<p>Doğum yapan bayanların da çoğunluğunda esneyen ve bollaşan karın derisi toparlayamamış, sarkık kalmış olanlarında yapılmaktadır.</p>
<p>Karın derisinde sık görülen çatlakların ise göbek seviyesi altında kalan kısmı tamamen çıkarılabilmektedir. Göbek üzerinde kalan kısımlar ise ameliyattan sonra göbek altına doğru inmektedir.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/10/estetik2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10498" title="estetik2" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/10/estetik2.jpg" alt="" width="468" height="265" /></a><strong>Ameliyattan sonra iz kalır mı?</strong></p>
<p>Estetik operasyonlarda estetik dikiş dediğimiz dikiş yöntemi kullanılmaktadır. Dikişler estetikte olsa bıçak değen heryerde iz kalır fakat biz bu izleri belli olmayacak yerlere saklarız Bu dikiş bir süre sonra derinin kendini onararak izini fark edilmeyecek seviyelere gelir tabi bu kişiden kişiye değişir ve ortalama 1 yıllık bir süreçtir. ayrıca artık dikişleri kendiliğinden eriyen ve içerden konulan dikişler olarak tercih etmekteyiz böylece dikiş alma gibi ağrılı ve korkutan süreç ortadan kalkarak konfor ön plana çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Yağ alma (Liposuction) güvenilir bir metod mudur?</strong></p>
<p>Eğer tecrübeli ellerde ve dikkatle yapılırsa, cerrahinin major riskleri oldukça düşüktür. Bu gibi durumlarda, pek çok plastik cerrah hastanın tam teşekküllü bir hastanede bir gün boyunca izlenmesini uygun bulmaktadır.hekim işlem öncesi değerlendirmede hastayı risk almadan yapılacak bir işlem olarak yönlendirir.</p>
<p><strong>Ne gibi durumlarda saç ekimi yapılamaz?</strong></p>
<p>Ense bölgesi ve aynı zamanda vücut kılları uygun olmadığı zaman saç ekimi uygun olmamaktadır.</p>
<p>Hastalığı (Kalp, yüksek tansiyon) veya alerjisi olan hastalar bunları belirtmek durumundadır. Ön muayene yapıldıktan sonra detaylar konuşulup karar verilir.</p>
<p><strong>Kökleri nerden alınır?</strong></p>
<p>Ensenin haricinde farklı bölgelerden alınabiliyor mu?</p>
<p>Saç ekiminde önemli olan; sık, sağlıklı ve estetik bir görünüm kazandıracak saç köklerini enseden veya vucüdun herhangi bir yerinden alarak saçsız bölgelere ekmektir.</p>
<p><strong>Ekilen saçlar zamanla dökülür mü?</strong></p>
<p>Ense üzerinden alınan saç kökleri dökülmez. O bölgedeki köklerin genetik yapısı, biyolojisi ömür boyu canlı kalmaya hiç dökülmemeye göre kodlanmıştır. Nakil ettiğimiz yerde de aynı hücre yapısını korur ve ekim yapılan saçlar dökülmez.</p>
<p><strong>Ekilen saçların hepsi çıkıyor mu?</strong></p>
<p>Ekilen saçlar saçın dökülmemeye kodlanmış bölgesinden alındığı için asla dökülmez ve kişinin kendisinden alındığı için yüde yüz tutar</p>
<p><strong>Operatör Dr. Fatih Dağdelen kimdir?</strong></p>
<p>Türkiye’nin önde gelen estetik, plastik ve rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı olan  Op. Dr. Fatih Dağdelen, sık sık katıldığı yurtiçi ve yurtdışı eğitim programları ve uluslararası kongrelerde estetik-plastik cerrahisindeki en son gelişmeleri yakından takip ederek, sağlık sektöründeki günlük değişen trendleri yakalamayı hedef aldı.</p>
<p>Bu yenilikleri dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye ye getirmek ve kendisine başvuran kişilere uygulamayı prensip edinen Dr. Dağdelen, Türkiye de yapmış olduğu operasyon sonuçları nedeniyle hem Plastik Cerrahi camiasından hem de medyadan büyük ilgi gördü ve başta Amerika olmak üzere bir çok ülkede Estetiğin picassosu olarak anıldı ve sempozyumlara konuşmacı olarak davet edilmiştir.</p>
<p>2001 yılında Dora Klinik Estetik ve Plastik cerrahi merkezini 2009 yılında Dora Hospital ‘ ı kuran  Op. Dr. Fatih Dağdelen, uzmanlık alanları içerisinde burun, meme, vücut, yüz, genital bölge estetiği ve kombine operasyonlar ( Komple değişim ) ve saç ekimi konuları bulunmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10495&amp;title=Danimarka%26%238217%3Bda+estetik+cerrahi+semineri" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', 'Danimarka%26%238217%3Bda+estetik+cerrahi+semineri', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10495'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=10495</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UFO ihbarlarında patlama</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=10344</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=10344#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2012 09:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=10344</guid>
		<description><![CDATA[Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de sıklıkla UFO gözlemleri yapılmakta olduğunu bildiren Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi, özellikle içinde bulunduğumuz 2012 yılında kendilerine yapılan UFO ihbarlarının arttığını belirtiyor.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #888888;"><strong>Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de sıklıkla UFO gözlemleri yapılmakta olduğunu bildiren Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi, özellikle içinde bulunduğumuz 2012 yılında kendilerine yapılan UFO ihbarlarının arttığını belirtiyor.</strong></span></p>
<div id="attachment_10345" class="wp-caption aligncenter" style="width: 478px"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/10/ufo.jpg"><img class="size-full wp-image-10345" title="ufo" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/10/ufo.jpg" alt="" width="468" height="263" /></a><p class="wp-caption-text">Bu fotoğraf İstanbul&#8217;da çekildi</p></div>
<p>Türkiye’de son 10 yıldır yapılan UFO ihbar ve gözlemlerindeki artışın yılda yüzde 15-20 civarında olduğunu belirten Sirius, 2012 yılındaki ihbar sayısının geçmiş yıllara oranla yüzde 60 daha yüksek olduğunun altını çiziyor.</p>
<p>Sirius&#8217;a Nisan 2012 &#8211; Eylül 2012 tarihleri arasındaki 6 aylık dönemde yapılan UFO ihbar sayısı toplam 3262 iken, bunlardan 768&#8242;inin fotoğraf ve video görüntüleri olduğu açıklandı.<br />
Bu 768 görüntüden 676 tanesinin uydu, Venüs gezegeni, Çin feneri, fotomontaj ve ışık yansıması olduğu belirlendi, ancak geri kalan 92 görüntünün UFO olduğu Sirius tarafından açıklandı.</p>
<p>Söz konusu gözlemlerin ve kayıtların yapıldığı bölgeler ise İstanbul ve çevresi, Antalya, Alanya, Fethiye, Ordu, Bursa, Samsun, Ankara, İzmir, Efes ve çevresi, Aksaray, Manisa, Afyon, Uşak, Bolu, Denizli, Kayseri, Sivas, Nevşehir, Konya, Sivas, Edirne, Bilecik, Kırıklareli, Amasya, Çanakkale, Eskişehir, Safranbolu, Giresun, Gümüşhane, Kıbrıs, Adıyaman, Ağrı, Siirt, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Zonguldak, Avşa adası, Ayvalık, Çorum, İzmit, Bolu ve Uşak olarak sıralanıyor.</p>
<p>Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi’nden yapılan açıklamada, “UFO Gerçeği” nin dünya hükümetleri tarafından açıklanmasının artık zamanı gelmiştir. İnsanlık için büyük önem taşıyan ve gezegenimizin tarihindeki dönüm noktalarından birini başlatacak olan bu açıklama, dünya tarihinde görülmemiş bir zamanı başlatarak, tüm insanlığı yeni bir bilgi çağına taşıyacak dev bir süreci başlatacaktır…” denildi.</p>
<p>Fotolar için bakınız: <a href="http://www.siriusufo.org/tr/truforaporu/index.html">http://www.siriusufo.org/tr/truforaporu/index.html</a></p>
<p>Videolar için bakınız: <a href="
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?v=j1KDEU3msGg">http://www.youtube.com/watch?v=j1KDEU3msGg</a></p>
<p></a></p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10344&amp;title=UFO+ihbarlar%C4%B1nda+patlama" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', 'UFO+ihbarlar%C4%B1nda+patlama', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10344'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=10344</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;İngilizce&#8217;nin anavatanı Anadolu&#8217;</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=10022</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=10022#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Aug 2012 14:13:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=10022</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz Financial Times gazetesi, Yeni Zelanda'da yapılan bir araştırmaya dayanarak dünyada toplam üç milyar kişinin konuştuğu Hint Avrupa dillerinin kökeninin Türkiye olduğunu belirtti.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz Financial Times gazetesi, Yeni Zelanda&#8217;da yapılan bir araştırmaya dayanarak dünyada toplam üç milyar kişinin konuştuğu Hint Avrupa dillerinin kökeninin Türkiye olduğunu belirtti.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/08/HARITA.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10023" title="HARITA" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/08/HARITA.jpg" alt="" width="468" height="263" /></a></p>
<p>Gazetenin haberi şöyle:<br />
Hint-Avrupa dilleri nereden geliyor? 200 yıldır tartışmalı olan bu konudaki yeni bir çalışma, bu dillerin kaynağının Anadolu toprakları olduğu tezini destekliyor. Araştırma bu dillerin 8000-9500 yıl önce tarımın gelişmesiyle birlikte yayıldığına işaret ediyor.<br />
Hint-Avrupa dillerini neredeyse üç milyar kişi konuşuyor. İngilizce&#8217;den Rusça&#8217;ya, Avrupa dillerinden Hintçe&#8217;ye birçok dil bu grupta yer alıyor. Dünyanın en büyük dil grubunun kaynağı konusunda iki ana tez var.<br />
Litvanya asıllı Amerikalı arkeolog Marija Gimbutas&#8217;ın ortaya attığı geleneksel görüşe göre bu diller 6000 yıl önce Hazar Denizi&#8217;nin kuzeyindeki steplerden doğdu.</p>
<p>İki tez çarpışıyor</p>
<p>Bu diller, ata binen yarı göçebe Kurganlar aracılığıyla Avrupa&#8217;ya ve Yakın Doğu&#8217;ya yayıldı.<br />
İngiliz arkeolog Colin Renfrew&#8217;ın tezine göre ise bu diller, tarımın genişlemesiyle birlikte Anadolu&#8217;dan yayıldı.<br />
Yeni Zelanda&#8217;daki Auckland Üniversitesi&#8217;nden uzmanların, sonuçlarını bilim dergisi Science&#8217;ta yayımladıkları araştırmasında bu iki teori evrim biyolojisindekine benzer bir yöntemle denendi.<br />
Araştırma kapsamında ortak kökeni olan temel sözcükler incelendi. Örneğin Hint Avrupa grubunda yer alan 113 eski ve çağdaş dilde anne sözcüğünün aynı kökten geldiği belirlendi.<br />
Sonra bu sözcüklerden bir soyacağı çıkarıldı. Dillerin bölgeleri ve yaşları Hint Avrupa dillerinin kökeninin Anadolu olduğu senaryosunu destekledi.</p>
<p>Kaynak: BBC Türkçe</p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10022&amp;title=%26%238216%3B%C4%B0ngilizce%26%238217%3Bnin+anavatan%C4%B1+Anadolu%26%238217%3B" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', '%26%238216%3B%C4%B0ngilizce%26%238217%3Bnin+anavatan%C4%B1+Anadolu%26%238217%3B', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D10022'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=10022</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal medya tüketicilerin yeni savaş alanı</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=9893</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=9893#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Aug 2012 08:59:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİŞİM]]></category>
		<category><![CDATA[DANİMARKA]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=9893</guid>
		<description><![CDATA[Danimarka’nın önde gelen telefon ve iletişim firmalarından Telenor’un başı sosyal medyada büyük belaya girdi.
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/08/telenor1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-9895" title="telenor" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/08/telenor1.jpg" alt="" width="468" height="303" /></a>Danimarka’nın önde gelen telefon ve iletişim firmalarından Telenor’un başı sosyal medyada büyük belaya girdi.</p>
<p>Telenor abonelerinden birinin firmanın Facebook sayfasında yazdığı bir yorum 3o binin üzerinde kişi tarafından beğenildi, 3 bin 500’e yakın kişi altına yorum yazdı.</p>
<p>Sözkonusu abone firmanın müşteri hizmetlerinden ve muhasebe servisinin verdiği hizmetten duyduğu tatminsizliği dile getirerek abonelikten ayrıldığını ve firmayı kimseye tavsiye etmeyeceğini yazdı.</p>
<p>Ander Brinkmann adlı Telenor abonesi firmanın Facebook sayfasında otomatik ödeme sistemi ile faturalarını ödeyemediğini ve ödemenin gerçekleşmemesi üzerine gecikme zamlı faturaların kendisine gönderildiğini yazarak, kendisine gönderilen her fatura için ayrıca fatura başına 50 Kron ödeme ücreti tahsil eedildiğini yazarak, aboneliğini iptal ettirdiğini yazdı. Brinkmann’ın bu yorumu çok kısa bir süre içinde 30 binin üzerinde kişi bu yorumu beğendiğini belirtti. 3 binin üzerinde yorum yazıldı. Yorumun sayfaya kobnmasını takip eden saatlerde ise çok sayıda kşişi aboneleiğini iptal ettirmek için Telenor’a başvuruda bulundu.</p>
<p>Firma yetkilileri abone kaybının ötesinde firmanın imajının çok ciddi yara aldığını düşünüyorlar ve sosyal medyanın gücünü ciddiye almak gerektiğini çok iyi anladıklarını söylüyorlar.</p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D9893&amp;title=Sosyal+medya+t%C3%BCketicilerin+yeni+sava%C5%9F+alan%C4%B1" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', 'Sosyal+medya+t%C3%BCketicilerin+yeni+sava%C5%9F+alan%C4%B1', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D9893'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=9893</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan’a kozmik ayar</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=9711</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=9711#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jun 2012 09:56:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM VE TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[HABERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=9711</guid>
		<description><![CDATA[Norveç’te yaşayan Müslümanlar İslam tarihinde devrim sayılabilecek bir karar aldılar ve oruçlu geçen sürenin 20 saati aşamayacağına karar vererek kutup bölgelerinde Mekke arzına göre oruç ibadeti yapılmasını sağlamak için harekete geçtiler.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Norveç’te yaşayan Müslümanlar İslam tarihinde devrim sayılabilecek bir karar aldılar ve oruçlu geçen sürenin 20 saati aşamayacağına karar vererek kutup bölgelerinde Mekke arzına göre oruç ibadeti yapılmasını sağlamak için harekete geçtiler.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/06/norge_ramadan.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-9712" title="norge_ramadan" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/06/norge_ramadan.jpg" alt="" width="468" height="262" /></a>Hafta sonunda Norveç’in Tromsö şehrinde gerçekleştirilen bir toplantıda konuyu ele alan din adamları Norveç’te görev yapan iki Arap kökenli imamı Tromsö’ye davet ettiler ve bir fetva çıkarttılar.</p>
<p>Din adamları oruçlu sürenin 20 saati geçmemesi gerektiği yolundaki fetvanın Norveç’te uygulama kararı aldılar.</p>
<p>Ali Mohamed Salah og Sheikh Abdinur Mohamad adlı din adamları; Suudi Arap müftü Dr. Abdullah Bin Abdul-Aziz Almosleh’in oruç ibadetinin 20 saati geçmeyeceği, ve coğrafi olarak 20 saatten fazla oruçlu kalmayı gerektiren bölgelerde mekke arzına göre düzenlenmiş imsakiyeye göre oruç tutulabileceği yönündeki fetvası bulunduğunu söyleyerek bu fetvanın uygulanmasına karar verdiler.</p>
<p><strong>23 Saat oruç tutacaklardı</strong></p>
<p>Bu yıl Ramazan’ın Temmuz ve Ağustos aylarına rastlaması nedeniyle Norveç ve Finlandıya’nın kuzey bölgelerinde meydana gelen ”geceyarısı günesi” adı da verilen doğa olayı nedeniyle oruçlu geçen sürenin 23 saate çıkması bekleniyor. Fetvanın çıkarılmamış olması durumunda Kuzey Kutbuna yakın bölgelerde yaşayan Müslümanların iftar ve sahuru bir arada gerçekleştirmeleri gerekecekti.</p>
<p><strong>İmsakiye Diyanetten</strong></p>
<p>Norveç’te kullanılacak imsakiyenin ise önümüzdeki günlerde hazırlanacağı ve yayınlanacağı belirtilirken bir Türk delegasyonun da her türlü yanlış anlamayı ortadan kaldıracak bir düzenlemeyi içeren çalışma içinde olduğu açıklandı.</p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D9711&amp;title=Ramazan%E2%80%99a+kozmik+ayar" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', 'Ramazan%E2%80%99a+kozmik+ayar', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D9711'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=9711</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google&#8217;ın &#8216;Süper Gözlükleri&#8217;</title>
		<link>http://www.haber.dk/?p=8801</link>
		<comments>http://www.haber.dk/?p=8801#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 19:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİLİM]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİŞİM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.dk/?p=8801</guid>
		<description><![CDATA[Google’ın çok gizli projeler üzerinde çalışıldığı X laboratuarlarında geliştirilen en son teknoloji gözlükler hakkındaki detaylar belirmeye başladı.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #888888;"><strong>Google’ın çok gizli projeler üzerinde çalışıldığı X laboratuarlarında geliştirilen en son teknoloji gözlükler hakkındaki detaylar belirmeye başladı.</strong></span></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/02/gozluk.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8802" title="gozluk" src="http://www.haber.dk/wp-content/uploads/2012/02/gozluk.jpg" alt="" width="468" height="166" /></a>Projeyle bağlantısı olan Google çalışanlarının New York Times’a verdiği bilgiye göre, Google gözlükleri kullanıcının gözleri önündeki bilgi perdesi görevini görecek.</p>
<p>Aynı kaynaklar, 250-600 dolar fiyat arasına olması tahmi edilen gözlüklerin bu yıl sonunda piyasaya sürülebileceğini ifade etti.</p>
<p>NYT’nin elde ettiği bilgilere göre, Google gözlükler Android işletim sistenmiyle çalışacak, kullanıcının gözünden birkaç santim mesafede duracak küçük bir ekran içerecek. 3G veya 4G özelliği bulunacak gözlüklerde GPS’de yer alacak. Google, söz konusu proje hakkında açıklama yapmadı.</p>
<p><strong>ÖZEL NAVİGASYON SİSTEMİ</strong><br />
9 to 5 Google blog sayfasının yazarlarından Seth Weintraub, ilk olarak Aralık ayında hakkında bilgi elde ettiği gözlüklerin tasarım açısından Oakley Thumps gözlüklerine benzeyeceğini öne sürdü.</p>
<p>Weintraub, blog sayfasında, “Google gözlüklerinin spesifik bir navigasyon sistemine sahip olacağını, kafa hareketleriyle ekranın akışının sağlanıp tuşlarının kontrol edileceğini” yazdı. Gözlüğün bu şekilde kullanımı o kadar kolay olacak ki, dışarıdan bakanlar hiçbir şey fark etmeyecek.</p>
<p><strong>KAMERALAR HER YERİ GÖRECEK</strong><br />
Google çalışanları, gözlüklerin düşük çözünürlüklü kameraya sahip olacağını ve gözlüğü takan kişinin konumunu, etrafındaki binaları ve yakınındaki insanları her an denetleyebileceğini aktardı.</p>
<p>Google’ın, “gözlükleri sürekli takılacak bir akseuar olarak tasarlamadığını ancak gözlükleri çıkartmak istemeyecek ineklere karşı da temkinkli olduğu” söylentiler arasında. Bu yüzden, mühendisler gözlüklerin akıllı telefonlar gibi ihtiyaç duyuldukça kullanılması üzerinde odaklanıyor.</p>
<p>Mühendislerin, gizlilik sınırlarını ihlal etmemek için gözlükler tarafından kameraya kaydedilecek kişilerin, bundan haberdar olması konusunda güvence almaları gerektiğini tartıştıkları belirtildi.</p>
<p><strong>GOOGLE’IN FÜTÜRİSTİK LABORATUARI</strong><br />
Google gözlükleri, şirketin robotlar, uzay asansörleri ve buna benzer fütüristik projeleriyle uğraşan X laboratuarlarında geliştiriliyor.</p>
<p>Gözlük projesinde yer alan kişilerden biri, Google’ın haritalama yazılımı Latitude projesinin yaratıcısı Steve Lee. Konuyla ilgisi olan kaynaklar, buradan yola çıkarak gözlüklerin en büyük özelliklerinden birinin konum bilgileri sağlamak olacağını ifade ediyor.  Gözlükler üzerinde kafa yoran bir diğer önemli isim, Google’ın kurucularından Sergey Brin.</p>
<p><strong>YAZILIMLARLA UYUMLU OLACAK</strong><br />
Bir Google çalışanı, süper gözlüğün Google yazılılımlarıyla uyumlu olacağını ve ekranda belirecek bilgilerin, internet tarayıcılarının aksine çok daha gerçekçi bir görünüme sahip olacağını söyledi.</p>
<p>Gözlükler, verileri ilk olarak depolama servisi buluta aktaracak, oradan Google Latitude gibi yazılımlarla bilgi paylaşacak. Böylece, gözlükleri takan kişi yakınlarındaki binalar ve adresler hakkında bilgi edinecek. Kişi, arkadaşlarıyla bulunduğu konum hakkında bilgi alışverişi yapabilecek.</p>
<p><strong>HERKES PROJEDE YER ALABİLİR</strong><strong><br />
</strong>Gözlük projesi hakkında bilgisi olan kaynaklar, Google’ın gözlük projesiyle iş modellerine odaklanmadığını, tersine, projeyi herkesin katılabileceği bir deney olarak gördüğünü ifade etti. Eğer tüketicilere uyumlu olduğu görülürse, Google gözlükleri satışa sunabilir.</p>
<p>Google’ın, geçtiğimiz yıl “giyilebilen bilgisayarlar” üzerinde çalıştığı öne sürülmüştü. Analistler, şirketin bu alandaki ilgisinin, “bileğe takılabilen bilgisayarlar” olduğunu öne sürüyor.</p>
<p>San Jose Mercury News gazetesi, geçtiğimiz hafta elde ettiği bilgilere göre, Google’ın 120 milyon dolarlık bir elektronik ürün test etme tesisi kuracağını ve burada “hassas optik teknoloji” projelerinin yürütüleceğini iddia etti.</p>
<p>ntvmsnbc</p>
<div style="text-align:right; margin-bottom: 7px;"><a href="http://www.addinto.com/ai?type=bkmk&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D8801&amp;title=Google%26%238217%3B%C4%B1n+%26%238216%3BS%C3%BCper+G%C3%B6zl%C3%BCkleri%26%238217%3B" onmouseover="ai2display_bkmk(this, '', 'Google%26%238217%3B%C4%B1n+%26%238216%3BS%C3%BCper+G%C3%B6zl%C3%BCkleri%26%238217%3B', 'http%3A%2F%2Fwww.haber.dk%2F%3Fp%3D8801'); return false;" onmouseout="ai2close_bkmk();"><img src="http://www.haber.dk/wp-content/plugins/addinto/logos/bookmark_share_v2.gif" alt="Bookmark/share via AddInto" border="0" /></a><script type="text/javascript" src="http://www.addinto.com/ai/ai2_bkmk.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.dk/?feed=rss2&#038;p=8801</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

 Served from: www.haber.dk @ 2013-06-18 07:37:18 by W3 Total Cache -->